
Çanakkale Ticaret ve Yaşam Merkezi Yarışması
Yıl2018
YerÇanakkale, Türkiye
İşverenÇanakkale Belediyesi
DurumTamamlandı
Alan20000 m²
TipolojiKültür, Ticari
EkipAli Önalp, Burak Yardımcı, Erhan Arslan, Güney Gültekin
Jane Jacobs’a göre kentler yaşayanlarına aittir ve canlılık, kentteki çeşitliliği besler. Bu anlayıştan hareketle, kentle güçlü bağlar kuran, onun doğal bir uzantısı gibi işleyen bir çarşı, yaşam merkezi ve otopark kompleksi tasarlanmıştır. Yapının, yalnızca bir mimari nesne değil, kentin sürekliliği içinde eriyen bir parça olması hedeflenmiştir.
Asya ile Avrupa arasında bir köprü olan Çanakkale’nin sahip olduğu çok katmanlı tarihsel yapı ve günlük yaşamda gözlemlenen katmanlaşma, tasarımda temel referans olmuştur. Proje alanı, feribot iskelesi ve Cumhuriyet Bulvarı ile kamusal bir omurga kurarken, Halk Bahçesi ve Muammer Aksoy Parkı gibi yeşil alanlarla çevrelenerek kente önemli bir giriş noktası niteliği kazanmıştır.

Tasarımda, yapı ile kent arasında doğal bir akış yaratmak öncelikli hedef olmuştur. Cumhuriyet Bulvarı’ndan gelen yaya aksı ile Halk Bahçesi yönünden gelen yaklaşım bir omurgada buluşmuş; yapı, bu akslar etrafında parçalı kütlelerden oluşan geçirgen bir sistem olarak kurgulanmıştır. Emniyet Müdürlüğü çevresindeki otopark alanı alternatif bir kamusal geçiş alanına dönüştürülerek güneydoğu cephesine yeni bir kamusal değer kazandırılmıştır.

Yeşil dokunun sürekliliği sağlanmış, yapı ile çevresindeki park alanları arasındaki sınırlar silikleştirilmiştir. Yapının parçalı kurgusu sayesinde farklı kotlarda kentsel teraslar, avlular ve iç sokaklar oluşturulmuş, bu sayede yapı kent yaşamının bir parçası hâline getirilmiştir. Zemin katta kamusal dolaşım alanları güçlendirilmiş, üst katlarda ise yapı öbekleri birbirine köprülerle bağlanmıştır. Erişilebilir teraslar kullanıcıya sunulurken, diğer teraslar sürdürülebilirlik stratejileri doğrultusunda enerji üretimi için ayrılmıştır.

Malzeme seçiminde yerel, sade ve iklimle uyumlu ürünler tercih edilmiştir. Brüt beton, doğal taş, ahşap, sade renkli doğramalar ve güneş kırıcı paneller hem yapının karakterini yansıtmış hem de pasif iklimlendirme çözümleriyle sürdürülebilirlik hedeflerine hizmet etmiştir.
























