Çanakkale Housing
23 Ocak 2016
Bodrum Cultural Center
25 Ocak 2016

 

Kayseri Chamber of Commerce

Kayseri şehri belki de ülkemizin son 10 yılında en hızlı ve en etkili gelişen, çevresindeki kendine ait hinterlandını hızlıca oluşturup, kendi ile birlikte değiştiren nadir kentlerden bir tanesidir. Bütün bu dinamik değişim beşeri bilimlerin tüm dallarının yanında kentleşme ve yapılaşma alanında da kendini açıkça belli etmektedir. Özellikle çevresi için bir çekim noktası olması nedeniyle olağanca hızıyla artan kentleşmesi şehrin çeperlerine yansımakta, sınırlarını değiştirmekte ve eskiden çeper olan çizgilerini flulaşmaya ve evrimleşmeye zorlamaktadır. Yarışma alanı tam da bu alanlara benzer bir nitelikte karakteristik özellikler taşıyan bir bölgede bulunmaktadır.

Kentsel Bağlamda Yarışma Alanı

Kayseri Ticaret Odası için tahsis edilen yarışma alanı, şehrin işlek kesişim akslamalarından birinin üzerinde bulunmasına rağmen kendi kimliksel özelliklerinden ötürü günümüze dönüşemeden atıl bir şekilde taşınmıştır. Kent merkezindeki eski Kayseri stadyumu, şu an ki haliyle Kayseri Forum ve havaalanı akslaması ile çevre yolu özelliğini taşıyan Kocasinan Bulvarı’nın kesişimine çok yakın bir alanda bulunan yarışma alanı, bununla birlikte kentin en işlek parklarından biri olan İnönü Parkı ile de komşuluk ilişkisine sahiptir. Şehrin birincil kamusal alanı olan Sivas Bulvarı’na paralel en kuvvetli akslamanın üzerinde konumlanmasına rağmen, kent yaşamına ve kamusal kullanıma uzak kalmakta ve neredeyse buna bir sınır oluşturmaktadır.

Yarışma alanının güneyinde bulunan ve İnönü Parkı ile sonlanan konut dokusunun, şu an da konut gelişim bölgesi olarak değişen arsanın kuzey bölgesi ile yakın gelecekte etkileşime geçmesi ve bir bariyer etkisi yapan demiryolunun kaldırılması ile bu etkileşimin daha da kuvvetlenmesi beklenmektedir. Bu değişimle kamusal kullanım açısından adeta bir son nokta görevi gören İnönü Parkı’nın, yoğun iki konut bölgesinin arasında kalması ve bu iki konut bölgesi arasında yarışma alanını da içine alan bir kamusal ara kesit aksı oluşturması beklenmektedir. Tam bu akslamada yarışma alanın çevresi için önerilen kentsel yaklaşım, İnönü Parkı’na paralellik teşkil eden ve imar planında da görülen yoldan çekilme alanının, Kocasinan Bulvarı boyunca bir kamusal promenada dönüşmesi ve İnönü Parkı ile alt ve üst bağlantılar ile birleştirilerek kent yaşamına dahil edilmesidir. Kocasinan Bulvarı’nın kuzeyinde paralel devam edecek bu akslama, İnönü Parkı ve bağlantıları ile bir kamusal etkinlik promenadına dönecektir.

Kamusal Etkinlik Merceği Olarak Kayseri Ticaret Odası Binası

Kayseri Ticaret Odası yapısı, küçük ölçekte mekansal ihtiyaçların etkili bir ekonomik kurgu, yenilikçi yapı, taşıyıcı ve altyapı sistemleri ile karşılandığı bir bina olmanın yanında, büyük ölçekte kent için Kocasinan Bulvarı boyunca uzanan ve İnönü parkına paralellik teşkil eden bir kamusal promenadı zenginleştirecek yapı birimlerinden biri olarak planlanmıştır. Bu bağlamda yapı, çevresi ile birlikte ele alınırken,arsa alanı üç banda ayrılmıştır. İlk alan çekme mesafesi içerisinde kalan ve promenad üzerinde devam edecek, hızlı yaya akışını bloke etmeyecek bir akış aksı olup ikinci alan ise yapı ile bu hızlı yaya akışı arasında bir arakesit görevi görecek etkinlik meydanıdır. Yapı ise kendi bileşenleri ile üçüncü bantta yer almaktadır.Birinci band, bulvar boyunca devam edecek ve tüm komşu arsaları birbirine bağlayacak şekilde gelişecektir. Bu gelişim kendini rekreatif elemanlar ve sert/yumuşak peyzaj öğeleri ile tanımlayacaktır.İkinci band, birinci ve üçüncü band ile bir arakesit görevi görmekte olup, yapının bir kamusal etkinlik merceği kimliği kazanmasına katkı sağlayıp, bir toplanma ve etkinlik alanına dönüşerek, yapı ile şehir arasındaki bağlantıyı oluşturacaktır. Oluşturulan alt meydan ile yapı kent ilişkisi zenginleştirilirken, alt meydan üst kot ilişkisi rekreatif platolar ile güçlendirilmiştir.  Üçüncü bantta yapı kendi işlevselliği ile kent yaşamını birleştirmiş ve salt bir hizmet yapısı olmaktan çıkıp, programı dahilindeki işlevleri ile birlikte bir kent etkinlik merceği haline dönüşmüştür.

Yapı Kütlesinin Oluşumu

KTO Binası tasarlanırken ele alınan ana parametrelerden bir diğeri gelecekte değerlendirelecek olan rezerv inşaat alanı ile yapı programı ve kent bağlantısının nasıl sağlanacağı sorusuna aranan cevaptır. Bu bağlamda yapı bünyesinde istenilen kamusal mekanlar ile özel mekanlar iki parçaya ayrılmış ve bu ayrım kamusal promenattan yapıya ve rezerv alanına geçişin sağlandığı, aynı zamanda yapıya girişlerin yapıldığı bir yaya köprüsü ve giriş kemeriyle güçlendirilmiştir. Böylece öngörülen yaya aksı ile ek rezerv alanı ilişkisi güçlü bir şekilde sağlanırken, yapı üst bir kurgu içinde iki farklı alt bileşene ayrılarak, kamusal ve özel kullanım olarak güçlü bir şekilde mimari olarak da betimlenmiştir.

Dışsal da yaya aksı ile arsanın kuzey kısmındaki ek arsa alanı arasındaki ilişkiye izin veren kemer yapısı, içsel de kamuya açık konferans işlevleri ile ticaret odası binasının bileşenlerini buluşturan bir anfi tiyatro kurgusuna dönüşerek, bekleme salonu ve fuaye alanlarını tanımlamış ve kemerin en üst noktasında da birleşimini sağlamıştır. Bu anfi tiyatro kurgusu hem zengin bir fuaye/bekleme alanı örgüsü oluştururken, hem de üst kotunda birleşerek, idari kattan meclis ve konferans salonuna geçişe olanak sağlamıştır.Bu bağlamda hem dışsal hem içsel, negatif pozitif kesit etkisi ile bir bileşim ve etkileşim noktasına dönüşmüştür.  Yapının iki tarafı arasındaki etkileşimi sağlayan bu alan her katta oluşturulan galeriler ile birleştirilerek zenginleştirilmiş, tüm ofis alanlarının bu galerinin çevresinde konumlandırılması ile, efektif ve kullanışlı çalışma alanları oluşturulmuştur. Planlanan skylight ile de tüm galeri ve ofis alanlarının yeterli miktarda aydınlanması sağlanmıştır. Program dahilinde istenilen çalışma alanları dışındaki, kamuya açık veya KTO binası bünyesindeki çalışanlara hizmet edecek restoran ve yemekhane gibi ikincil sosyal mekanların tümü alt meydan kotunda değerlendirilerek, meydan ile yapı ilişkisi arttırılmış ve meydan yaşamının güçlendirilmesi hedeflenmiştir.  Yapı kütlesi ile meydan ve kentsel promenad arası ilişkinin kuvvetlendirilmesi için planlanan diğer adım ise yapının,  geçiş köprüsü üzerine denk gelen boğum noktasında giderek geriye çekilmesi ile açık terasların kurgulanması olmuştur. Anfi tiyatronun birleştiği noktalardan ulaşılan bu açık teraslar ile yapı ve ön meydan ilişkisi kuvvetlendirilmiştir.

Kütle tektoniği, cephe kurgusu,  program dağılımı ve malzeme kararları 

KTO binasında kütle oluşturulurken birbirinden kısmen ayrı tutulan ofis ve toplantı program bileşenlerinin akıcı bir yapı formu ile birleştirilmesi ve bir üst bütüncül kabuk içerisinde toplanması hedeflenmiştir. Bu kabuk, tüm alt bileşenlerin ayrım noktalarını belli ederken aynı zamanda birleşimlerini de göz önüne sermektedir.  Yaratılan bütüncül fakat değişen cephe kurgusu ile yapının farklı cephe karakteristiğine ihtiyaç duyan bölümlenmeleri bir üst şema altında toplanmıştır. Yapı cephesinde kurgulanan yatay güneş kırıcı elemanların, geniş fuaye ve konferans alanlarında daha sık düzenlenmesi ile güneş kontrolü sağlanırken, daha fazla aydınlanma ihtiyacı duyan çalışma alanlarına doğru homojen bir şekilde seyrekleşmesi ile kullanışlı çalışma mekanlarının oluşması hedeflenmiştir. Bu yatay kabuk etkisi, giydirme cam cephe önüne eklenen çift cidar alüminyum güneş kırıcılar olarak düşünülürken iç mekanda tasarlanan döşeme ve duvar yapı elemanları ise brüt beton olarak ele alınmıştır.